Polikistik Over Sendromu (PCOS): Evrimsel Bir Paradoks

POLİKİSTİK OVER SENDROMU (PCOS):
EVRİMSEL BİR PARADOKS

Ezgi Kaymak
Evrimsel Tıp Topluluğu

BSVapvhIQAAwVsa

Polikistik over sendromu (PCOS), üreme çağındaki kadınları etkileyen bir endokrin hastalığıdır. Sendrom polikistik over morfolojisi, kronik yumurtlama bozukluğu ve androjen hormonların artışıyla karakterizedir ve başta infertilite olmak üzere insülin direnci ve tip 2 diyabet gibi hastalıklarla da doğrudan ilişkilidir. PCOS’un görülme sıklığı kullanılan tanı kriterlerine göre değişiklik göstermektedir. ESHRE / ASRM (İnsan Üremesi ve Embriyolojisi Avrupa Topluluğu / Amerika Üreme Tıbbi Derneği) kriterlerine göre her 100 kadından yaklaşık 15-20’sine PKOS teşhisi konmaktadır. Tip 1-2 diyabet hastası yetişkin kadınlar PKOS açısından risk altındadırlar. PKOS hastası kadınların %50-70’inde insülin direnci ve bu duruma bağlı olarak gelişebilen hipertansiyon, dislipidemi, glukoz intoleransı, diyabet gibi hastalıklar gelişmektedir. Kıllanma (hirsutism) ve adet döngüsü düzensizlikleri de yine PCOS ile birlikte görülebilmektedir. Polikistik over sendromu metabolik, endokrinolojik, psikiyatrik ve kardiyovasküler etkileri ile kompleks bir hastalıktır. Etkileri hastaların hayatı boyunca sürebilmekte ve yaşam kalitesini düşürebilmektedir. (2)

Hipokrat (M.Ö. 460 – M.Ö. 377) kendi yazdığı kadın hastalıkları kitabında şöyle der: “Menstrüasyonları üç günden az olan ya da yetersiz olan kadınlar sağlam ve erkeksi bir görünüm sergiliyor; Ancak çocuk sahibi olma konusunda endişe etmiyorlar ve hamile kalmıyorlar.”  Efesli Soranus (MS 98-138) ise jinekoloji kitabında şunları belirtir: “bazen menstruasyonun gerçekleşmemesi de doğaldır … Bedenleri maskülen tipte olan kişiler için de doğaldır … Menstruasyon görmeyenlerin çoğunun maskülen ve steril kadınlar gibi oldukça sağlıklı olduklarını görmekteyiz.” İki milyondan fazla bir süre boyunca yapılan bu ve benzeri beyanlar, adet düzensizliği, maskülen vücut yapısı, kısırlık ve muhtemelen obezite de dahil olmak üzere PCOS tablosunun kombinasyonlarını tanımlamaktadır; bu da bize PKOSun geçmişine dair ipuçları verir.

PCOS prevalansı, obezite oranlarının artmasından ve Batı tipi beslenmeden asgari derecede etkilenmektedir. Örneğin, PCOS prevalansı, farklı obezite oranları olan ülkelerde (ör. Amerika Birleşik Devletleri vs İspanya veya Meksika) nispeten benzerdir. Peki üreme potansiyelini azaltan bir hastalık evrimsel süreçte varlığını neden sürdürmektedir?

Diğer modern metabolik hastalıklara ait yatkınlık allellerinde olduğu gibi PCOS’un da kökenleri, çevresel stres faktörlerinin, yokluk çekilen uzun aman dilimlerine dayanabilmelerini sağlayacak büyük enerji depolarına sahip erkeklerin, kadınların ve yavruların hayatta kalabildiği Paleolitik avcı-toplayıcı topluluklarında başlamış olabilir. (bknz: Tutumlu genotip hipotezi) Öyleyse, bu tür bir sakıncalı genotip, gıda yoksunluğu zamanlarında, insülin direncinden kaynaklanan postprandiyal (beslenme sonrası) termojenezin, ek bir evrimsel avantaj olarak azalan enerji harcamalarıyla sağkalım süresinin uzamasına neden olabilir.

Buna ek olarak, göçebe avcılar arasında, kadınların genellikle bir defa doğum yapmaları ve tek seferde bakım yapabilecekleri sadece bir çocuğa sahip olmaları daha avantajlı ve büyük ihtimalle de gerekliydi. Doğumla ilişkili komplikasyonlar, eski çağda (ve bugünkü Afrika’da) üreme yaşındaki kadınlarda ölümlerin önemli bir nedeni idi ve doğum sayısının az olması, bu kadınların ölüm oranını ve nesli terk etme riskini azaltabilmektedir. PCOSlu kadınların doğurganlıklarının düşük olması, daha az sayıda çocuğun mevcut gıda ve korumadan daha fazla miktarda yararlanabilmelerini sağladığı için, yavrulara büyüme dönemlerinde avantaj sağlamaktadır. Hem bu kalıtsal genotipin hem de rahim içi imkanların bir sonucu olarak yavruların, yoksunluk çekilen dönemlerde hayatta kalma şansı daha yüksek olabilmektedir.

Ayrıca, PCOS’lu kadınların bulundukları aile birimlerine ve akrabalarına yardımcı olarak birbirlerinin  hayatta kalmasını desteklediği ileri sürülebilir. (bknz. Grandmother Hypothesis) Fiziksel açıdan zorlayıcı bir ortamda, PCOSlu kadınların daha gelişmiş kas kütlesi ve kemik mineral dansitesi, kendi hayatta kalmasında avantajlı olmaktadır.

Peki avcılık ve toplayıcılığın olduğu Paleolitik devrinde varlığında sürdüren PKOS, insan topluluklarının ilk kez tarım yapmaya başladığı ve ilk yerleşik toplumların görüldüğü Neolitik dönemde kaybolmadan bugüne nasıl gelebildi? Aslında, kardiyovasküler hastalıklar ve diyabet gibi modern metabolik hastalıkları belirleyen atasal genetik özellikler, yerleşik toplumlarda devam etti ve eski Mısır’da bile (M.Ö. 1500) belirgindi. Fakat bu bozukluklar genelde toplumun yaşlı denilen kısmında görülür (30) ve bu sebeple etkilenen kişilerin üreme potansiyelleri üzerinde çok az etkiye sahip olan, belki de ortalama ömrü yaklaşık 35 yıl olan bir toplumda sınırlı seçici öneme sahip bireyleri etkilemişti.

Bununla birlikte, avcı toplayıcılara gelince, PCOS kadınlarının Neolitik Çağ ve sonraki dönemlerdeki üreme dezavantajları, şu anda tahmin edildiğinden daha az ciddi olacaktır. .Avcı toplayıcı kadınlar gibi, yerleşik tarım toplumlarındaki PCOSlu kadınlar, normalden daha düşük doğum oranlarına sahip olsa da, büyük ihtimalle anne ölümlerinde daha düşük bir orana sahiplerdi, akrabalarına annelik etme ihtimalleri fazlaydı, ortalamadan daha güçlü ve kuvvetliydiler. Bu kadınların nesilleri bu genotipin, rahim içi imkanların ve artmış maternal dikkat ve korumanın avantajlarından yararlanmış olabilirler. Ayrıca, 1700lerin sonu ve 1800 lü yılların başında hayatın bir gerçeği olan yoksulluk, PCOS’lu kadınların hayatta kalmak için daha uygun olduğunu göstermiştir.

Son olarak PKOStan etkilenmiş olan erkekler, hastalığın tablosunda görülen androjen fazlalığı ve insülin direnci için kanıt teşkil ederken, fertilite durumlarında bir noksanlık göstermezler ve hatta antik zamanlarda PCOSlu kadınların sahip oldukları metabolik avantajlara sahip olurlar; böylece PCOSa yatkınlık genlerini kolayca sonraki nesillere iletebildiler.

Sonuç olarak, etkilenen kadınların ve nesillerinin metabolik ve fiziksel avantajları, aile birimlerindeki yetiştirme avantajları, fenotipin ve genotipin heterojenliği ve etkilenmiş erkekler tarafından genotipin iletilebilirliği; potansiyel olarak, PCOSlu kadınların genel düşük doğum oranından kaynaklanan tüm dezavantajları eşitleyebilirdi.

PCOS

(Aziz et. Al’e ait bu modelde eski çağda PCOS’lu kadınların üreme kapasitesi, BMI-doğurganlık eğrisinin değişmesine dayanmamaktadır, ancak şunlara dayanır: 1) BMI’ler genel olarak 1800’lü yılların öncesinde düşüktür ve dolayısıyla subfertilite oranı azalmıştır, ancak tam olarak PCOS sahibi olmayan kadınların doğurganlık oranına ulaşmamıştır. 2) Doğumda ölüm oranının düşmesi subfertilite ile ilişkilidir.)

Hazırlayan: Ezgi Kaymak (Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Evrimsel Tıp Topluluğu)

Referanslar ve İleri Okumalar

  1. Azziz, R., Dumesic, D. A., Goodarzi, M. O. (2011). Polycystic Ovary Syndrome: an Ancient Disorder?: Fertil Steril  95(5): 1544–1548. doi:10.1016/j.fertnstert.2010.09.032.
  2. Aydos, A., Öztemur, Y., Gür-Dedeoğlu, B. (2011). Polikistik over sendromu ve moleküler yaklaşımlar. Türk Hijyen ve Deneysel Biyoloji Dergisi,  73(1): 81 – 88. DOI ID : 10.5505/TurkHijyen.2016.09327
  3. Eggers, S., Hashimoto, D. M., Kirchengast, S. (2007). An evolutionary approach to explain the hight frequency of the polycystic ovary syndrome (PCOS). Anthropologischer Anzeiger Jahrg. 65, H. 2 pp. 169-179 http://www.jstor.org/stable/29542825
Reklamlar

3 responses to “Polikistik Over Sendromu (PCOS): Evrimsel Bir Paradoks

Soru, Görüş ve Eleştirileriniz: (Uygunsuz İçerikler Kaldırılacaktır)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s